Bu Blog'da yer alan yazıların izinsiz ve kaynak gösterilmeden paylaşılmaması ricası ile...

15 Kasım 2009 Pazar

High'dan gelen, Su'ya gider...

Yağmurlu bir kasım gecesi diye girersem bu yazıya, klavye tutan parmaklarımı kırsınlar, deyiverdim bir kere... ama yazılanı da yazıverdim, yazıldı bitti...

Standarta oturmuş yazılara ithafen çıkarılan her isyan ünlemi eninde sonunda standartlarla ilişkilendirileceğinden çok da kasmanın anlamı yok sanırsam.

evet.. yağmurlu bir kasım akşamında, hatta gece yarısına 10 dakika kala'da geçen o andan bahsediyorduk.
ne bir cinayet işlendi, ne önemli birisi doğdu bu gece, bu anda. bu an, yalnızca o an oluverdi...
ve içinde hiç bir önemliliği barındırmayan o an, benim dimağıma kazınmaya başlandı sebepsiz. "o an" oluverdi, sonra geçti gitti, ırmağa karışan çöp gibi döne döne kayboldu gözümden.
yağmurlu ve hatta serin ama kafası dumanlı bir kasım akşamında, gece yarısına 10 kala bir süre önem arzedip sonrasında olağana dönüşen bir "an" yaşandı.
Hissetiniz mi?

0 yorum:

Yorum Gönder